17 Aralık 2016 Cumartesi

Aklıma Takılır Geçmiş

Geçmişten gelir bir ses kullağıma her şey güzel olacak diye geçmişten gelen o sesi hatırlar gibiyim küçük Nur'un sesi gibi bir an önümde belirlendi küçücük boyu ile karşımdaki sandalye oturdu. Gözleri hafif yaşlı belli ki yine üzülmüş yine ağlamış neyin var diye soruyorum ona sesini çıkarmıyor belli ki korkmuş, yine soruyorum  yine konuşmuyor onu kendi haline bırakıyorum,bir süre sonra konuşmaya başlıyor soru yağmuruna tutuyor beni ;
Her şey güzel oldu de mi , okuttun mu kızları yoksa daha yapmadın mı, yardım ettin mi insanlara,adil ve adaletlisin de mi insanlara,ayrım yapmıyorsun de mi insanlar arasında, kadınlar ve kızlar için savaşıyorsun de mi , söz verdin mi kendine bir daha göz yaşı dökmeyeceğine ? Soruları sorduktan sonra cevap vermemi bekledi fakat biliyordu ki bu soruların cevaplarını kendı benliğin ağzından duymak istemişti belli ki oturduğu yerden kalkıp yanıma geldi küçük elini şimdiki yüzümüzde gezdirirken biliyorum dedi hiç bir şeyin eskisi gibi olmadığını sandığımdan güçlü çıktın. Ona birazcık daha yaklaşıp kulağına biraz daha dayan sonra daha güçlü olacağız...
Son kez bana şu soruyu sordu
- Annemiz haylen yanımızda de mi ?
Ona içten bir tebessüm ederek "olduğundan daha çok ve bizimle bu yaptıklarımız için gurur duyuyor" dedim. O da aynı şekilde tebessüm ederek ortadan kayboldu..

Nur A.

26 Kasım 2016 Cumartesi

Sonunda Yaptım

Şu hayatta benim en sevdiğim şey belkide saclarım olmuştu 2 sene boyunca emek verdiğim kesmeye kıyamadığım saçlarımı bir annenin veya bir çocuğun mutluluk sebebi olsun diye kendi ellerimle bağışladım. Aslında bir günde karar verdiğim bir şey değil aylarca hatta yıllarca düşündüğüm tek şeydi. Ve bunu gerçekleştirmek için uygun bir yer ve zaman arıyordum sonunda buldum. Saçlarımı bağışladığım gün herkes benim cesaretime şaşırdı herkes bilirdi saçlarımı ne kadar sevdiğimi ve ardı ardına kesilmeyen mesajlar arkadaşlarım instigram snaplarinde ve profillerinde kestiğim saçı paylaştılar ve altlarına çok güzel şeyler yazdılar. büyük bir fedakarlık yaptığımı düşündüler. Helal olsun cansın sen diye şeyler söylediler ve böyle bir şey yaptığım için gerçekten mutluyum...
Artık Muz için bir şeyler yaptığımı hissettim sana armağan olsun eski dost...
İşte paylaşımlardan 2 tanesi


Herkese tavsiye ederimmm çünkü dünyanın en mutlu insanı siz oluyorsunuz :)
Sağlıcakla kalın 
Nur A.


6 Kasım 2016 Pazar

Bir mucize olsun

Kalben yazıyorum  şuan aslında  hep içten  yazarım  fakat bu sefer  ki içtenliğim farklı.
Küçük  bir  mucize  olsun istiyorum artık  ufakta olsa bir mucize ...
Inanmak istiyorum mucize denen şeye. .
Umutlanmak , heyecanlanmak belki de yapmadığım şeyleri  yapmak ama bunun için ufakta olsa bir mucize gerekiyor ..
Mucize denen şey gözlerimizi kapatıp açsak  gerçekleşir  mi ?
Yoksa daha fazla şey mi yapmak  gerekir. Dost edinmek, dolaşmak, sukretmek mucize  mi ?
Ah belkide mucize denen  şey  çok çok çok çok  uzaklarda....
Mucize  her kapıyı çalar mı çalsa  bile  bana mı  denk gelmedi?
Bir mucizeye  kapılıp  gitmek istiyorum ama o mucize  geçici  olmasın  korkmadan tutunabileceğim bir şey  olsun. ..
O mucize  gözlerimindeki  parlaklığın sebebi olsun...
Iyi mucizeli  günler. ..

28 Ekim 2016 Cuma

Ne yapıyorum ?

Kaç gündür bloguma uğramadığımı fark ettim. Uğrayıp aklıma bir şey  gelmeyip yazmaktan vazgeçmeye çalıştım.Bu aralar hayatım baya sıradan okul yurt arasında mekik dokuyorum. Sınavlarımın başlamasına az kaldı e bir matematik öğrencisi derslerine iyi çalışması lazım.

A bu arada 2 gündür başka yurtta kalıyorum kyk yurdu çıktı bana iyi mi ettim yoksa kötü mü ettim bilemiyorum. Kaldığım yurt baha bir iyidi oda arkadaşlarımdan da memnunumdum. Şuan kaldığım yurt yarı özel yarı devlet yurdu diyorlar. Otelden dönme yurt. Eskiden otel olduğunu için baya bir eksikliği var. En büyük eksikliği 4 kişilik odada sadece 2 kişilik masa olması,internetin olmamayışı, etüt odasının olmamayışı ya çamaşır odamız bile yok  e tabi bunlar şimdilik diyorlar sınavlarıma az kaldığı için hazırlık yapmak durumundayım ama maalesef yapmıyorum.
Geçen hafta Diyarbakır'a gittim 5 gün kaldım çarşamba akşamı gidip pazar günü döndüm. Annemi her seferinde görünce onu bırakmak zor oluyor.
Okulda TODUP diye bir topluluğa üye oldum. Amacı kanserli çocuklara, kimsesiz çocuklara, yardıma muhtaç çocuklara , yaşlı amca ve teyzelere yardımcı olmak. Bu cumartesi veya pazar muhtemelen bizi çağıracaklar.
En önemli şeyi unuttum grip oldum -,-
Boğazım çok ağrıyor. Sıcak su tepolamaktan baya sıkıldım. Boğaz ağrısına ne iyi gelir geniş ailem ?
Sevgi ve sağlıcakla kalın
Nur A.

21 Ekim 2016 Cuma

Nur'un Benliği

Bugünlerde biraz yorgun birazda farklı hissediyorum kendimi. Sanki kendi benliğimi çok aramış gibi hani böyle kendimi çok aramışımda yorgun bitkin düşmüşüm gibi. Yorgunluğum bitki çayları ve dinlenmekle geçmeyecek kadar kötü. Siz hiç kendinizi böyle hissetiniz mi ?

15 Ekim 2016 Cumartesi

En Sevdiğim 15 Kitap / Mim #2

Herkese Merhaba blog ailem,
Bugün size 2.mimi sunacağım bundan bir kaç gün önce Daha Mutlu Yaşam beni tek kız olarak mimlemişti(oldukça güzel tek kız mim sahibi olmak onun blogunda :) ) bi de bugün esma tatlışş beni mimlemiş ayy iki kişinin beni mimlemi ne güzel :) düşündümde bu zevkli mimi bugün yapayım
 Daha Mutlu Yaşam ve Esma Tezgi (isimlerinin üstüne tıklayarak onlarında mimlerini görebilirsiniz :) )
E hadi başlıyalım o zaman..
Aslına bakarsanız ben kitaplarımı çok sevdiğim, en sevdiğim diye ayırmam. Ben kitaplarımı uğur getiren kitaplar diye ayırırım. Blogumu takip edenler bilir uğurlu kitaplarımın ne olduğunu isterseniz buraya tıklayıp gidebilirsiniz.(ama bir enler serisi yazmam lazım :/)
Benim nu yaşıma(18) kadar okuduğum kitap sayısı oldukça fazladır. Küçükken okuduğum kitapları şimdi okuduğumda bana oldukça farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Özellikle Küçük Prens ve Kurşun Asker.
Çok mu konuştum ne ? daha fazla sizleri sıkmadan enlerime geçeyim.

1. Küçük Prens
2. Kurşun Asker(çocuk kitabı diye küçümsemeyin :) )
3. Eylül
4.Bukre (Kahraman Tazeoğlu(benim adamım :) ))
5.İskender Pala Od
6. Vadideki Zambak (Balzac)
7. Gündüz Sefası( Sarah Jio(benim kadınım :) ))
8. Böğürtlen Kışı ( Sarah Jio)
9. Yağmur Sonrası ( Sarah Jio)
10. Mart Menekşeleri (Sarah jio)
11.Elvada Haziran ( Sarah jio)
12. Söz (Kahraman Tazeoğlu)
13.Başka (Kahraman Tazeoğlu)
14. Mavi Ev (Kahraman Tazeoğlu)
15.Senden Sonra Ben (Jojo Moyes)
veee en çok okumak istediğim deepin kitapları burada mükkemel bir kitapçı buldum şuana kadar hep kitaplarımı oradan aldım kitapçıya gittiğimde yok diyor maalesef böyle giderse internet üzeri sipariş vereceğim. 
vee geldik en güzel bölüme acaba kimi mimlesemm acabaaaaa
1. Günlük Baş Ağrısı (Naz)
2. Samet Tutal(pek kitap okumadığını düşünsemde 15 tane kısa film mimi yapabilirsin :) )
3.Persephone
4.Umudun Kızı (aramıza yeni katıldı kendisi oda arkadaşım :) )
5. Kore fenomeni blog
E hadi kolay gelsin size bakaaaammmm
Nur A.



11 Ekim 2016 Salı

Korkuyorum....

Sana tekrardan  bunları yazmak , seni tekrardan anmak kendime olan sözü  çiğnemiş mi olurum ?
Her akşam  başımı  yastığa koyduğumda geçmişi anımsıyorum ne zorluklarla gelmişim ne de büyük  kayıplarım var öyle  benim. Ama artık  ağlamak yok  ağlamak beni güçsüz,savunmasız biri yapar. Ben buraya gelmeden önce  bir daha hiç  ağlamayacağım dedim öyle  de yapıyorum.....
Pazar günü senin ölümünden  3 yıl geçmiş  olacak.  Korkuyorum  yine o günler  aklıma  gelecek diye. Buradaki insanlara  belli etmek istemiyorum  ama yine de içimde  bir sessizlik oluyor işte. 
3 sene boyunca  sen  yoktun dile kolay içimdeki  acı  bir gün  bile azalmadı ama alıştım yüreğimin acısına...
Korkuyorum  işte ya  birini seversem ya sevdiğimin  kişi  beni senin bıraktığın  gibi bırakırsa...
Korkuyorum  senin yüzünü  unutmaktan , senin kokunu yok saymaktan...
Ah ne oluyor  bana sana hep hoşçakal  dediğimde  yine aklıma  geliyorsun 
Gönlümün  yarası başka  gönüllerle kapanabilir  mi ? 
Korkuyorum  bu pazarda acılar  dirileceğinden .....
Sadece bir yere oturup tekrar  tekrar  tekrar tekrar  yasını tutmak istiyorum çocukluğumuzu anmak istiyorum ama işte korkuyorum. ..
Nur A. 

9 Ekim 2016 Pazar

Kalbimin Sesi

Herkesin bir kalp sesi vardır. 
Kiminin kalbi kan ağlar kiminin ise mutluluktan coşar
Benim kalbim ise boşlukta gibi ne yapacağını nereye gideceğini bilmemekte..
Bana hep mantığını dinle beni dinleme der gibi.
Mantık ve kalbim arasında gidip geliyor gibiyim..
Kalbimin sesini duyamaz oldum ona erişemez oldum...
 Sesini unutur gibi oldum..
Kalbim örümcek ağları ile dolu gibi..
Temizlemek zaman alacak....

Nur A.

8 Ekim 2016 Cumartesi

Yorucu Bir Hafta

Yorucu bir haftanında sonuna geldik. Üniversite hayatının  bu kadar yorucu olduğunu bilmezdim. Bugün 3.haftam ne de çabuk geçiyor günler öyle  dersler tam anlamıyla başlayınca bizde mecbur kendimizi derslere verdik. 
Bir arkadaşımla birlikte okul çıkış saatlerinde kütüphane kalmaya karar verdik. 

3 Ekim 2016 Pazartesi

Yapamam....

Aşık olmak için kendimi çok hazır hissediyordum. Ama hazır değilmişim onu anladım. 
Aşık olmak için her şeyi unutmam gerekir sandım. Elveda ettim geçmişime ...
Yenildim ,teslim olamıyorum aşka karşı hep karşı çıkıyorum bedenim sanki sen hiç kimseyi sevemezsin diye programlanmış gibi...
Red ediyorum herkesi. Kolay sanıyorlar sevgiyi, hoşlanmayı... Bir görüyorlar sonra konuşmak istiyorlar. Ben karşımdaki insanın benim sırf dış görünüşüm için sevmesini, hoşlanmasını istemem benim kalbimi, huyunu sevmesini isterim...
Üniversite gençliği başka kız olsun yeter diye bakıyorlar. Yazıklar olsun ki temiz kalpli insanlara kötü gözle bakan pisliklere...
Üniversite dediğin eş , hayat arkadaşı zamanıdır. Eğlenme, oynaşma zamanı değildir.. 
Bugün öyle kızlar gordum ki kendimden utandım. Anneleri babaları ne umutla buraya göndermişti oysa ki Allah ıslah etsin...
Nur A.


1 Ekim 2016 Cumartesi

Daha Kötü Ne olabilir ki

Bu hayat ne de garip öyle birimizi güldürürken diğerimizi acılara boğuyor. Hayat hep sürprizlerle dolu derler ya gerçekten öyle ama bu sefer ki sürprizleri kötü ...
Siz ailenizi karşınıza almamak için sevgilinizden ayrılmak zorunda kaldınız mı ? 
İşte ben bugün şahit oldum birbirini deli gibi seven iki aşık . Oda Arkadaşım sırf ailesini karşısına almamak için bugün sevgilisinden ayrıldı 1.50 senelik ilişkini babasına olan aşkı için bitirdi. Kıskanmadım değilim yani ben babama sadece saygı duyarken başkaları babalarına aşık olabiliyormuş. .. Allah onlar için hayırlısı neyse onu yapsın
En kötü haberi daha yeni aldım. Samimi arkadaşımın babası vefat etti. Ölüm diyince artık çok korkuyorum blog ailem . Gördüğüm, selam verdiğim bir adamın vefat etmesi cok acı. Hem de kötü bir şekilde trafik kazası . Yolun etrafındaki köy halkı görmüş hastaneye yetiştirmiş ama iş işten geçmiş.. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.... Arkadaşımın ailesinin durumu yok şimdi nasıl geçinecekler diye düşünüyorum. Cok zor Allahim cok zor Sen yardım et...
Ölümün acısını bir kere daha yaşıyorum teselli verecek cümleler kurmaya çalışıyorum ama olmuyor işte. Gerçekten ölümün tesellisi olmuyor. 
Kimse bana bir şey diyememişti şimdi ise ben arkadaşıma bir şey diyemiyorum en kısa zamanda Diyarbakır'a gideceğim.....
Bir Fatihayı eksik görmeyin. Lütfen bir Fatiha okuyun ruhu için....
NUR A.

29 Eylül 2016 Perşembe

Her Şeyi Anlıyorum

Merhaba blog ailem 
Malatyadaki ikinci haftam günler  ne de çabuk  geçiyor öyle.
Ah şu  büyükler üniversiteyi kazanınca rahatlarsın derlerdi bana hani nerede üniversitede daha fazla çalışmak  gerekiyor onu anladım  2.haftamız ve ben  ders çalışmaya başladım  bile.
Geceler geçmez  oldu. Akşamları  o kadar  yorgun oluyorum ki saat erken olduğu  için  uyuyamiyorum. Annemi daha az arıyorum  çünkü  bütün  günüm  okulda geçiyor sabah  06.30 kalkıyorum 11.30 gibi  uyuyorum. Gerçekten  yorucu günler  geçiriyorum.  
Aslına  bakarsanız  herşeyi daha iyi anlıyorum  neyin ne olduğunu  kimin ne olduğunu.
Yan odada benim gibi matematik  öğretmenliği  okuyan biri var 3.sınıf  bana sadece üç  şey dedi
1.  Ders zamanı  en önde  otur
2.  Kimseyle  arkadaşlık  kurma
3. Herkese selam verme

24 Eylül 2016 Cumartesi

Yeni arkadaşlıklar Yeni dostluklar

Merhaba blog ailem
Benim lisede bir hocam vardı. Matematik hocamdı. O bana bir ara şunu demişti her nereye gidersen git gittiğin yerlerde dostluklar biriktir eğer bir  gün geçmişe bakarsan gelecekte göreceğin çok dostun olacak demişti. Çok haklı ,bir insanın sevdiği biri olunca onun nasihatları hep kulağında olur benim gözümde o hocanın yeri gerçekten farklıydı..
Üniversitenin İlk günü sınıftaki herkes arkadaşlık kurmaktan biraz çekinsede , güven sorunu olsada birbirimizi tanımaya başladık. Birbirimizi tanımadan bilemeyiz ki iyi tarafımızı kötü tarafımızı. Bir önceki yazımdan bahsetmiştim nereli oldukları ile ilgili. Sıcak kanlı insanlar, onlarda benim gibi yarı ürkek yarı güvensiz ....
Hani derler ya bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye. Bu lafa o kadar cok katılıyorum ki. İyi dostluklar seçilmeli.
Sınıftaki kızlarla whatsapp grup açtık daha samimi bir etkileşimde olalım diye..
Matematikçiler diye tam bize göre bir isim bence... 
A bu arada benimle aynı günde aynı yılda aynı ayda doğan bir kız var. Adı Tuğçe . İlk kez benimle doğum tarihi aynı olan bir insanla karşılaştım. (05.02.1998)
Hep birlikte gidiyoruz nereye gitsek grup halinde dolaştığımız için belli birinci sınıf olduğumuz. Şikayetçi miyim ? Kesinlikle hayır çünkü sınıfta 3-4 gruplar oluşmasını istemem hep birlikte olalım sonuç olarak kaç sene birlikte olacağız orada neredeyse hepimiz gurbetteyiz aile kavramını oluşturalım istiyorum birbirimizden.
Bu arada bizim okulda sınıflar A ve B diye ayrılmış durumda numarası tek olan A da çift olan ise B de oluyor(ben B deyim) bizim sınıftaki 2 kişi kaç gündür yanlış sınıfa girip ders görüyorlarmış sonradan fark ettiler.. Yanlış arkadaşlarla tanıştık felan yapıyorlar :)
Bizim okulun instigram da bir itiraf sayfası var. Biri oraya beni yazmış ben yazdıkları günün ertesi günü kızlardan duydum ve şok oldum.
Kızlar oldukça merak ettiler kim olduğunu. Ben ise o kadar umrumda olmadı. Sadece bir günde gördüğün insandan nasıl hoslana bilirsin ki  cok saçma.. siz aşkın benim için ne olduğu cok iyi biliyorsunuz ailem. Tek günde aşk,sevgi olmaz. Emek , gün ister. Tıpkı Muz gibi (pardon yine bahsettim)..
Sevgi ve sağlıcakla kalın 
Nur A.



23 Eylül 2016 Cuma

Neler Yapıyorum

Bugün Malatya'da 6. günüm  annemi ve kardeşlerimi çok  özledim  bugün  Diyarbakır a gideceğim. .
Umduğumu bulabildim mi ? 
Henüz  hayır, istedigim gibi gezebiliyorum yine de bir şeyler  eksik gibi, alışmaya çalışıyorum yeni arkadaşlara  yeni ortalamalara..
A bu arada oda arkadaşım  geldi gelmez olaydı o da Diyarbakırlı
Çok  memnun kalmadım ondan  oda da uyumuyordu arkadaşı aşağı  odada kaldığı için her oradaydı.. 
Bugün arkadaşının  odasına  taşındı  arkadaşının odasında  kalan kişide  odama gelecek. Henüz  tanışmadım fakat çok çalışkan olduklarını söylüyorlar  kız  PDR okuyor bu sene 2.senesi e hadi hayırlısı  inşallah o da beni yalnız  bırakmaz..
Okula da 4 gün  gittim. Sadece bir kere ders işledik.. Matematikde olan herseyi  ispatlıyoruz.. zorlanacak gibiyim ama olsun ben buraya  zaten okumak için  geldim. Sınıfımız kalabalık  oldukça  sınıftaki arkadaşlarım iyi güler yüzlü insanlar.. Aralarında Malatyalı,Gaziantepli,Mardinli,Sivaslı.. ve daha fazla ilden gelen insanlar var oldukça  sıcak kanlılar..
Bugünlerde  Küçük Prens okumaya başladım  çünkü  ona ihtiyacım olduğunu hissettim Çocukluğumun kitabı. ..
Üniversitenin kütüphanesine uğradım oldukça  güzel ve büyüktü. Arkadaşlarla üniversitenin her yerini keşfetmeye başladık. 
Malatyada mismis   park diye bir yer oldukça  güzel  bir yer kızlarla  sohbet  muhabbet  ettik orada piknik alanı  gibi bir yer eğer  yolunuz  Malatyaya düşerse  oraya uğramayı unutmayın.


Biraz  kısa oldu :/ Her neyse kendinize iyi bakın  blog ailem :)
Nur A.

19 Eylül 2016 Pazartesi

İlk günüm ilk yalnız gecem

Özgürlüğü  bulmakta  biraz geç  kalsam da hiç bir şey  için  geç  olmadığını  anladım.  Kendi ayaklarım  üstünde  nasıl  durulduğunu öğrenmek  üzereyim...
Dün  Malatyada ilk gecemdi kimsecikler yoktu oda arkadaşım  daha gelmemişti.. Ilk defa yalnız  bir evde uyudum korkarım  diye tahmin ederken hiç bir şekilde  korkmadım.. sanırsam  oda arkadaşımın  bugün  gelecek gibi. . Hayırlısı artık
Dün  annem beni buraya bırakırken  sanki içimden  bir şey  koptu  gözlerim doldu. .. Ama kendime  ve ona  verdiğim  sözü  hatırladım gözlerimin dolulugu geçti. ...
Ah ben bugün  dersim var sanıp  pazar günü geldim meğersem dersim salı  günü  başlıyor... Yurdun içinde  o kadar cok sıkıldım  ki ee oda arkadasimda yok.
Sonra kendime  dedim ki e sen Özgürlük  Savaşçısın  kalksana giyinsene sana karışan  kimse  yok buraya gidemezsin şuraya  gidemezsin diyen biri yok. Hemen kalkıp  giyindim e tamam giyindim  de nereye gidicem yol bilmem iz bilmem  , sonra  yine kızdım  kendime ,her  zaman gittiğin  yere git tabikide kitapçıya gidicem başka nereye gidebilirim ki !!! Açtım  navigasyonu düştüm  yollara  hemen tramvaya bindim gittim gitmek istediğim  yere o kadarda kolay buldum ki sanki kaç yıldır  Malatya da yaşıyorum.. Bir dergi  bir de kitap aldım..


Nil Karaibrahimgil  cok severem dinlerim  tam benimle ayni görüşte  olan bir kadın  kadin ve erkek esitligi her devasinda kadinlara güzel  öğüt veren bir insan. Kitaba yeni başladım  ama ilgimi çeken cok sey kitabında  sanırım başka bir kitabı  çıkarsa  alırım 10. Baskı kitabı herkese aşırı  tavsiye ediyorum.
Kafkokur dergisini hep takip etmişimdir fakat  bu yıl  fazla okuyamamıştım sınavdan  dolayı çok  şükür  sınavda  bitti. Hemen aldim eylül  ekim  sayısını  . Küçük prens ilgili yazılar var. En sevdiğim çocukluk kitabımdı küçük prens...
Bakalım yarın  beni neler bekliyor ?
Görüşmek üzere  :)
Nur A.

17 Eylül 2016 Cumartesi

Yolcu Yolunda Gerek

Yarın gidiyorum...
18 senelik Diyarbakır  maceram bitiyor  ve ilk defa onun dışında bir yere yaşamaya gidiyorum. Üzülüyorum sadece annem orada olmayacak diye annem her akşam sürümü geçirmeyecek diye...
Şimdiden 3 valiz eşyam çıktı.Esyalarımı bir valize yerleştiririm diye düşünürken 3 valiz eşya çıktı ve bu valizlerden sadece bir tanesinde kıyafetlerim var ihtiyacım olan her şeyi almaya çalıştım dünde eksiklerimi tamamlamak için alışverişe çıkmıştık Annemle çok şükür her şey tamam ama o kadar eşyayı kırılmadan nasıl götürürüz bilemem...
E ailem özgürlük savaşçısınız galiba özgürlüğe gidiyor.. Dua ederken dualarınızı benden ve benim gibi gurbette olanlar için esirgemeyin .. Allah bizi doğru insanlarla, iyi insanlarla karşılaştırsın.
Kuzenim 18 senelik arkadaşım birbirimize hiç bir zaman akraba gözüyle bakmadık. Birbirimizin çocukluğunu biliyoruz her şeyimizi birlikte paylaşıyoruz. Bu hayatta hiç bir zaman sahip olamadigim kız kardeşim oldu o :) Ve blog yazılarımı okuyor sonuna kadar beni destekliyor..
Ona buradan kocaman öpücükler :)

Nur A.

16 Eylül 2016 Cuma

Fırat Nehri (Gezi yazısı #2)

Her  haykırmak istesem sessiz kimsenin olmadığı yerleri tercih ederim. Fırat nehri gibi.
Fırat nehri etrafında köyler bulunduran bir yer. Yaşayan insanlar ekinini,meyve,sebze gibi mevsimlik erzaklarınını kendileri yetişriyor. İşin ilginç tarafı  hiç bir şey almıyorlar ,hepsinin üretimi kendilerine ait.. 



Her sene 1 kere olsa da gideriz. Babamın askerlik arkadaşı orada otuyor. Biz onlara bir hediyelik eşya getirsek onlar 2 haftalık sebze meyve , peynir ihtiyacımızı gideriyorlar. Biz mahçup kalıyoruz onlara karşı gerek yok dememize rağmen utanıyoruz biz ne getirdik onlar ne verdi diye... Çok misafir perver insanlar sizleri ayakta karşılayıp arabaya kadar yolcu eden insanlar. 
Eğer bir gün yolunuz düşerse mutlaka uğrayın :)
 Gitmeye yakın yağmur bastırdı. Yolumuzu goremeyecek kadar cok şükur kazasız belasız eve geldik...
Kısa bir yazı oldu çünkü pek fazla bir şey yapmadık yapamadık akşama doğru bir nehre gittik sadece..

13 Eylül 2016 Salı

Hoşçakal !!

İki gözüm, can özüm, sevdiğim  tam 5 sene önce çıktığımız bu yolda sana veda edeceğim gün bugün. Belkide bu bir veda değil yeni bir başlangıç . Bana güzel günler yaşattığın için , zor zamanlarında yanımda olduğun için sana çok teşekkür ederim sana minetar kalacağım. Ben içimden bir türlü çekip atamadım seni , hep sakladım , hep sevdim , büyüttüm , bekledim.... kabullenmek zor oldu.
Şimdi anladım ki seninle vedaşlaşmam seni içimden atmak gerek. Bir yaz günü gelmiştin bana bir eylül günü gidiyorsun , her eylül bir başlangıçtır belki bu eylül de hem senin için hem de benim için yeni bir başlangıç olur . Yattığın yerde mutlu ol huzurlu ol .. Sana kırgın veya kızgın değilim. İçimde bir yerlerde hep kalacaksın ilkler unutulmaz  sende benim için hiç unutulmayacaksın ben o küçük çocuğu kalbimin içine gömdüm ölünceye kadar da benimle olacak tıpkı senin yaptığın gibi . Belki dedim yine bir araya geliriz eski günlerde ki gibi ama biz bir araya gelemezmişiz onu öğrendim imkansızı senden istedim sana veda etmek o kadar zor ki çocukluğumun gülen yüzü , ilk aşkım , sevdiğim seni içime gömüyorum ve yoluma devam ediyorum başka gönüllere göç edeceğim başka sevdalara tutunacağım. Hani sen beni rabbimize emanet ettin ya işte ben de seni rabbimize emanet ediyorum..
Her son yeni bir başlangıç yeni başlangıçlar getirsin hayat bana. Artık seni sevmek için geç ölmek için erken.
Hoşçakal !!!
Nur A 

11 Eylül 2016 Pazar

Gözlerini Kapa Geçmişe Bak

Gözlerimi sımsıkı ellerimle kapatıyorum. Ve başlıyorum bakınmaya 2 ay öncesine gidiyorum masamda oturan kendimi görüyorum ne yapıyorum öyle kendime yakınlaşıyorum  önümde bilgisayar Ve kağıt tercihlerime bakıyorum neresi geliyor diye arkamda annem bu sene tercih verme seneye daha güzel yerler gelir diyor elini omuzuma uzatıyor sen yaparsın biliyorum başımı 2 yana hayır anlamında sallıyorum. Yapamam dayanacak gücüm yok gitmem lazım diyorum.

Gözümü yine ovuşturarak 3 ay öncesine gidiyorum ahh diyorum sınıf arkadaşlarım 4 senelik arkadaşlarım  kendime bakıyorum  hafif bir gülümsemeyle arkadaşlarım benimle şakalaşıyor. Gözümü biraz daha ovuşturuyorum 2 sene öncesine gidiyorum. Muz . avuçlarımda Muzun saçları Oh olamaz ve bir tabut dayanamıyorum  kendimi öyle görmeye..
Gözlerimi yine ovuşturyorum 1 sene öncesine gidiyorum Muzu yine görüyorum bu sefer ellerimiz birleşmiş hayel kuruyoruz. Kendime yaklaşıp diyemiyorum ona iyice bak sonra o olmayacak diye...
Yine gözlerimi ovuşturyorum bu sefer 8. sınıf halime geliyorum etraf karanlık sadece mutfağın ışığı açık ilerliyorum masada oturan annemi ve babamı görüyorum babam anneme artık yeter okumasın ilköğretimi okudu  yeter diyor...... Annem karşı çıkıyor... Ve bir ağlayış sesi geliyor kulaklarıma sesin geldiği yöne doğru gidiyorum bu ağlama sesi sadece benim duyacağım şekilde eski odamın  kapısını aralıyorum yatakta uzanmış ben, biraz daha yakınlaşıyorum ona o halimi görünce bende başlıyorum ağlamaya geçmişteki Nur ve gelecekteki Nur ağlıyordu....
Gözümü yaşlı bir şekilde yine ovuşturuyorum. Bir geçmişe daha gidiyorum yine bir kız çocuğu ağlaması yine gece yatakta sessiz sessiz......
Nur A.

7 Eylül 2016 Çarşamba

Artık YouTube Kanalım Var

Heyy Merhaba Ailem bugün o kadar heyecanlıyım ki anlatamam size...
Sizin bana sağladığınız güven sayesinde kendime dedim ki neden YouTube kanalı kurmuyorum neden olmasın ki .. 
Vlog çekeceğim ,Kitap tanıtımları, blog yazarı tanıtımları  ve daha çok her şey ben burası sayesinde kendime olan güvenim geri geldi. Burada beni yalnız bırakmadınız YouTube kanalımda da yalnız bırakmayin size ihtiyacım var. Bu kanal işini herkese duyursanız cooook mutlu olurum. Kendime birazda olsa guvenebilirim ben yaparım diyebilirim Rica ediyorum kanalımı buyutelim.
video
İşte bu da kanalımın linki beni yalnız bırakmayin olur mu 
İlk tanıtım videomu paylaştım bile :) 
Abone olmayı , begenmeyi ve yorum atmayı unutmayın..
Blog yazılarınızin ufak köşesine linki koyarsanız cok mutlu olurum
Size ihtiyacım var...

6 Eylül 2016 Salı

Beni Ona Anlat

Olur da bir gün biri çıkar da
Sorarsa beni şayet,
Seni ne çok sevdiğimden bahset
O seni deli dolu severken
Sevgisinden boğulduğu bahset
En saf, en temiz duygularla
Tepeden tırnağa aşıktı de bana
Ben vazgeçtim o vazgeçmedi de
Anlatabilirsen aşkı anlat ona

4 Eylül 2016 Pazar

Özgürlüğü Evlenmekte Arayan Elvan

Diyarbakır 'dan gitmeme sayılı günler kaldı. Tam tamına 14 gün... Gitmeden önce güzel memleketimim güzel insanlarını görmek istedim.

2 Eylül 2016 Cuma

Darısı Senin Başına !!!

Bugün öğlen saatlerinde Eskişehirden döndük. Uçakta yazdım bu yazıyı fakat yayımlamak şimdi nasip oldu.
Sümüklü sevdiği insanla evlendi. Cok yakışıklı bir prense ve damata dönüşmüştü eşide aynı şekilde birbirlerine olan bakışları çok şey anlatıyordu.birbirlerini seviyorlar ve aşıklar.... Allah ayırmasın mutlu olsunlar inşallah..
                   (Google Amca dan resim)
Gelin çiçeğini fırlatıldığı an herkes benim de gelinin arkasına geçmemi istedi ben hiç düşünmeden hayır dedim. Annem ve Mehtap Teyze ısrar edince gecmek zorunda kaldım çiçek bana gelmesin diye en arkada durdum duyduğum yerden çiçek gelmesi imkansızdı. Sümüklü ve eşi çiçeği atınca imkansız dediğim yerden elime düştü. Şok oldum... Ne yapacağımı bilemeden çiçeği geri verdim ve kaçtım oradan, en fazla kaçabileceğim yer Lavabo oldu. Aynadan kendime bakıyordum ne oluyordu bana ...
Geri döndüğüm de insanlar bana bakıp gülümseyip Darısı senin başına diyordu. Ne de iğrenç bir kelime o kelime resmen kullağımı tırmalıyordu. İnsanların bana bu kelimeyi diyince anlamsız bir şekilde bakıyordum ne diyosun lan diye !!
Hiç ama hiç  darısı benim başıma olmasın o kelimeyi ,cümleyi bir daha asla duymak istemiyorum.. 
Çünkü hiç bir zaman öyle bir şey olmayacak...

Nur A.

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Eskişehir Ve Annem

Dünden beri Eskişehirdeyiz. Annemin arkadaşının oğlu evleniyor Mehtap Teyze oğlunu sevmezdim küçükken ,aramızda 5 yaş vardı oğluyla sümüklü derdim ona ama gerçekten sümüklüydü hep hasta olur burnu akardı şimdi diyorum ki acaba haylen sümüklü mü sümüklü evleniyor diye bağırasım geliyor düğünde .  Ben ve annem geldik. Kardeşlerim evde kaldı. Düğün yarın akşam bu akşam kına var.. Annemle biraz dolaşmaya karar verdik. Ah Eskişehir ne de güzel bir ilmişsin sen öyle hayran kaldım sana... Eski diyince eski anılarım gelir aklıma eski dostluluklar eski kan kardeşlikler daha ayağımız sırada oturken yere değmezken şimdi kocaman insanlar olduk. Küçüklüğünü bilirim dediğimiz insanlar olduk....
Annem ilk ve son hayran olduğumum insan. Babamın hep bana seni seviyorum sana güveniyorum sen yaparsın sözleri duymak istemiştim küçükken ... Ama olmadı o lafların iki katını annem verdi bana hiçbir zaman anne demedim anneme o hep seslendiğinde Annem dedim sanki sadece benim annem gibiymiş... Ah şu anneler olmasa dünyanın hali ne olurdu. Annem ben sırf dershaneye gidiyim diye 2 tek bileziğini bozdurdu sırf benim için hep bu aklıma gelince boğazım düğümlenir çünkü elinde olan sadece o 2 tek bilezikti onu da benim için bozdurdu. Annem sadece benim için fedakarlık yapmaz Kardeşlerim icin yapar onlarla genellikle babam ilgilendiği için her ihtiyacıyla.... Şuan da oturduğumuz evi satılığa verdi sırf ben dışarda okuyorum diye. Annem evi satılığa vermesin diye her yere başvurdum burs için artık bakalım hayırlısı.  Annemm.

Elimden geldiği kadar çok fotoğraf çekmeye çalışıyorum. E bazen de Google amca dan yardım alıyorum.
Kitap evine uğruyoruz annem de benim gibi tam bir Kitap kurdu orada kaç saat kaldığımızı hatırlamıyorum. 4 kitap alıp çıkıyoruz.
İlk önce Sarah Jio kitabını okuyacağım ona hayranım :) bir de kitap ayrıcağı aldık Eskişehir yazıyor üstünde çok beğendim. Koleksiyonuma bir tane daha ayıraç geldi. Oturduğumuz cafede başlıyorum okumaya..
Annem şikayetçi oluyor kitap okumama yüzüme bak diyor. Ben de bırakmak zorunda kalıyorum bir sure sonra. Annemle beraber birer Türk kahvesi içip çıkıyoruz. Mehtap teyzelere yol alıyoruz akşam sümüklünün kınası var. Kendinize iyi bakın ailem...

Nur A.


29 Ağustos 2016 Pazartesi

Tatlıcı Çocuk

Merhaba Ailem
Dün evde oturmaktan bunaldığım için arkadaşımla sinemaya gitmeye karar verdik. Diyarbakır da pek fazla sadece sinema yeri yok  AVM lerde genellikle mevcut. Arkadaşım M ile yürüyerek gitmeyi tercih ettik. Yolda bir tatlıcı çocuk gördük birden ayağı kaydı , düştü tatlıların hepsi yere düştü ve kırıldı. Benle arkadaşım üzüldük tabi para verdik. Önce kabul etmedi sonra aldı çok güzel mavi gözleri vardı. 

Sinema çıkışı saat 18.00 gibi eve gitmek için tekrar yürümeyi tercih ettik. Uzaktan tatlıcı çocuğu gördük. M dediki Nur baksana bu öğlen gördüğümüz  çocuk değil mi ? Ben iyice bakınca mavi gözlü çocuk olduğunu gördüm. Fakat biz uzakta olduğumuz için görmedi bizi. Aynı şekilde yere düştü biz M ile şok olduk anladık ki oyun oynamış insanların vicdanlarıyla oynayarak para kazanmaya çalışıyor resmen ben kendimden utandım 10 yaşındaki bir çocuk böyle bir oyunu nasıl oynayabilir bi de kendini çok kötü yere atıyor sonra kolum acıyor diyor bize yaptığı şeyin aynısını başkalarına da yaptı.
Biz M ile ya polisi arayacaktık ya da biz de oyun oynayacaktık polisi aramaya gönlümüz razı olmadı. Ben ve M çocuğa sağlıkçı olduğumuzu söyleyecektik. Çocuk yerde kıvranırken yaşlı ton ton bir teyze çocuğa para vermeye çalışıyor bu sefer  çocuğun etrafı daha kalabalık M teyzeye parayı cebine koymasını söyledi. Ben çocuğa sağlıkçı olduğumu ve koluna bakmak istediğimi söyledim çocuk önce izin vermedi iyiyim dedi ben ısrar edince kalktı yerinden iyiyim diye sonradan fark ettim tatlıları bayat ben nasıl da fark edemedim ilk gördüğümde sonra çocuğun kulağına eğer seni bir daha insanları kandırdığı görürsem seni polise veririz. Çocuk oradan uzaklaştı. Bizde M ile eve döndük. Yetişkin insanları geçtim bir çocuk nasıl insanları kaldırabilir yazık hemde çok yazık....

Ailem bugün baktım da eskisi gibi yorumlar gelmiyor ve bir takipçi beni takip etmekten vaz geçmiş bunu görünce üzüldüm benim yazdıklarım insanlar beğenmiyor gibi geliyor sizce de öyle mi ?

Nur A.

27 Ağustos 2016 Cumartesi

2 Eski Kitap

Merhaba Ailem
Bugünde kütüphaneden çıkamaz oldum. Haftada 4 gün gidiyorum. Artık çalışanlar beni tanıyor . Kütüphane de saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum. İzin verseler geceleri orada kalacağım o kadar keşfedilecek kitap var ki anlatamam size bi o kadar da ortalık dağınık insanlar kitapları güzelce yerleştirmeden gidiyorlar. Orada ki görevlilerde kütüphane büyük olduğunu icin hepsini düzeltemiyorlar. 
Orada kitap ararken araya sıkışmış bir kitap gördüm kapağı hafiften eskimiş elime aldım üstündeki tozu temizledim. Kitabın kapağı açınca üstünde 1970 yazıyordu. Eski bi kitabı nasıl olur da böyle yere atarlar diye üzüldüm. Ama bir yandan da elimde eski bir kitap bulundurduğum icin mutlu oldum bunun gibi bir kitap daha aramaya başladım. Ve 1996 yılına ait bir kitap buldum eski kitaplar hep hoşuma gitmiştir. İkisi de eski kitaplar gibi kokuyor :)


Karacaoğlanın kitabına başladım. Biraz cinsellikten bahsediyor. Fakat derinlemesine inmiyor şiirileri güzel..
Diğerlerine daha başlamadım...

25 Ağustos 2016 Perşembe

Bunu da Yaptılar !!!

Herkese Merhaba Ailem
Bugün sizlere iğrenç ve üzücü bi olaydan bahsedeceğim. 
Bugün turkiyenin durumu nedir diye internetten haberlere bakmaya başladım. Gözüme 4 gün önceki haber çarptı. Keşke okumasaydım dedim kendime ve kendimi tutamadım ağlamaya başladım.insanlar ne kadar kötü iğrenç .
9 aylık bebeğe tecavüz edecek kadar insanlar iğrençleşti mi ? 
9 aylık bir kız bebek diyorum,iğreniyorum insanlardan artık insanlara çok farklı bakıyorum. Bir insan zaafına nasıl yenik düşer. Midem bulanıyor.... O bebeğin daha yapacağı çok şey vardı hayatını karartı çocukluğunu çaldı ondan  
pislik herif insan bile diyemiyorum o hayvana....
Haber şöyle;
Antep İslahiye’de Suriyeli bir ailenin 9 aylık bebeğinin tecavüze uğradığına yönelik haberimizin ardından Antep Valiliği, jandarmanın zanlıyı yakaladığını ve savcılık sorgusunun ardından mahkemeye çıkarılan 18 yaşındaki S.D’nin tutuklandığını duyurdu. Haberimizin ardından sosyal medya üzerinden dinci ve faşist bir grup BirGün’ü tehdit etti. Uzun süre devam eden tehditler olayın resmi kanallarca kabul edilmesinin ardından son buldu. Antep’te yaşanan tecavüz olayıyla ilgili dün de yayın yasağının geldiği açıklandı. Geniş yankı uyandıran olayın detaylarına ise BirGün ulaştı. Çadır kent dışında kalan ve mevsimlik işçi olarak çalışan Suriyeli R.H. ile A.H, sığınmak için kurdukları çadırda 9 aylık bebeklerini Türkiye vatandaşı olan ve o an yanlarında hayvanlarını otlatan S.D’ye bırakarak, 100 metre ilerideki tarlaya gitti. Tarladan döndükten sonra çadıra giren aile, çoban S.D’nin uzaklaşmakta olduğunu gördü.
İki ayrı doktor muayene etti
Bebeğinin bezini değiştirdiği sırada oluşan morlukları ve zedelenmeyi gören aile hemen İslahiye Devlet Hastanesi’ne gitti. Acil servisteki ilk müdahalenin ardından müşahade altına alınan bebek, kadın doğum uzmanı ve çocuk doktoru tarafından muayene edildi. Yapılan kontrolün ardından bebeğin tecavüze uğradığı ortaya çıktı.
Olayın BirGün tarafından haberleştirilmesinin ardından jandarmanın arama tarama çalışmalarını hızlandırdığı öğrenildi. Antep Valiliği ile İslahiye Kaymakamlığı’nın da sık sık telefon görüşmesi gerçekleştirdiği ve zanlının yoğun çalışmalar sonrasında akşam saatlerinde yakalandığı ifade edildi. Karakoldaki ifadesinin ardından savcılıkta da sorgulanan zanlı S.D, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

O kişinin tutuklanması hiç bir şeyi değiştirmeyecek ya idam edilmeli ya da hadim edilmeli....

Nur A.

24 Ağustos 2016 Çarşamba

Koreli Arkadaşım Jun

Merhaba Ailem
Bugün size Koreli arkadaşımdan bahsetmek istiyorum. Adı Jun üniversite 2.sınıf öğrencisi Kimya Mühendisliği okuyor Güney Kore de yaşıyor. Ve o benim gmail arkadaşım. Yaklaşık 2 senedir konuşuyoruz. O kadar iyi arkadaş olduk ki birbirimize sırlarımızı anlatıyoruz. Turkiye ve Kore arasında saat olarak 6 saat var. Biz birimizle daha fazla  konuşmak için.

23 Ağustos 2016 Salı

Savaşçı

Merhaba Ailem
Geçen gün kütüphanede gezinirken bir kitap gözüme çarptı. Adı Savaşçı adını görmem ile almam bir oldu. Kitabın arka kapağına bile bakmadan aldım çünkü ismi beni hatırlattı.

21 Ağustos 2016 Pazar

Nerden Nereye

Zaman ne de hızlı geçiyor !!! Daha ilkokula başladığım günü hatırlıyorum sonra liseye başladığım ilk gün şimdi ise üniversite oldum.

20 Ağustos 2016 Cumartesi

Çok Okuyan mı bilir Yoksa Çok Gezen mi

Herkese Merhaba 
Başlıktan da anlaşılacağı gibi bugün ki yazım çok Okuyan mı bilir Yoksa Çok Gezen mi bu soruyu bence herkes kendine biribirine sormuştur. Peki bu sorunun cevabı ne?
Eğer çok Okuyan desem. Okumak toplumu cahil olmak kurtarır. Hani büyüklerimiz der ya oku da büyük adam ol. Sadece okul okumak büyük adamlığı temsil etmez. Kitap okuyarak ansiklopedi karıştırarak da büyük adam olunmaz fakat sizi cahil olmaktan kurtarır.O okuduğumuz kitaplarla dünyanın öbür ucuna ulaşabiliriz. Kitaplar sevgi doludur onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Kitaplarda her türlü bilgi bulabiliriz gezmemize gerek kalmaz. Gezgin olmak bir yere kadar . Gezgin okumakla elde edilen bilgileri elde edemez. Kitaplarda yazılan lar silinmez kalıcıdır. Gezgin yazmadığı için hemen unuttur.
Peki çok gezen desem ne olur. Gezmek gezgin olmak başka bir şey gittiğin yerlerin kültürlerini yaşayış biçimlerini görüyorsun. Hayatın sana verdiği şartlarla iç içe oluyorsun. Bir gezgin olmak isterdim bir sırt çantası ile dünyayı gezmek isterdim. İnsanlar okuduklarını unutabilir fakat yazdıklarını unutamaz. Anı olarak kalır. Gezgin her şeyi yerinde ve zamanında görür. Fakat kitaplarda biz ustunden zaman geçtikten sonra görebiliriz. Keşfetmek keşfedileni akıla kazımak bambaşka bir duygudur. 
E öylese hangisi baksanıza kendime bir cevap bile bulamadım. Gezmek ve okumak ne de bambaşka şeyler. Sizce hangisi okumak mı gezmek mi ?
                 
Nur A.



19 Ağustos 2016 Cuma

SatırArasıMİM #1


SatırArasıMİM #1

Merhaba Ailem 
İlk mim davetimi aldım Yağmur Yağar sayesinde ve soruları cevaplamaya başlıyorum ona teşekkür ederiyorum 
1. Soru
Nasıl blog yazmaya başladınız ?

Aslına bakırsa ben blog yazmaya şans eseri başladım. Daha önce hep blog okurdum. Ve kendime hep böyle içimi dökecek hiç kimseye anlatamadığım olayları yazacak bir yer arıyordum beni tanımadan gormeyen bir yer olmasını istiyordum ve de buldum.

18 Ağustos 2016 Perşembe

En Bi Sevdiğim Aşklarım

Merhaba herkesin bir aşkı bir sevdası bir tutkusu vardır. Benim bu dünyada 2 tutkulu varlıktan vazgeçemem birincisi kitaplarım ikinci uçaklar Türk Yıldızlarına olan hayranlığım başka bir şey. Fakat ben size bu birinci aşklarımdan bahsedeceğim;kitaplarım. Ben bütün okuduğum kitapları severim fakat 5 tanesi vardır ki onlardan bir tanesi olmadan bir yere gidemem. Mutlaka en sevdiğim kitaplardan bir tanesi yanımda olması gerekir çünkü uğur getireceğine inanıyorum. Neden böyle düşündüğümü sorarsanız onlardan biri yanımda olduğu zaman iyi bir gün geçiyorum imkansız dediğim olaylar gerçekleşiyor. Benimde böyle bir takıntım var. Hadi öylese sizlerle 5 uğurlu kitabımı tanıştırayım...

17 Ağustos 2016 Çarşamba

MALATYA

Merhaba Ailem !!
Aslında bu yazıyı dün yazacaktım ama o kadar çok yorgudum ki saat 09.30 da uyumuşum. Dün Malatya'ya kayıt yaptırmaya gittik ve size o günümü anlatmak isterim
Sabahın erken saatlerinde başlayan yolculuk 3.30 saatlik yol sürdü. Malatya o kadar da yakın değilmiş Diyarbakır'a saat 13.00 de yurt beni randevu için çağırmıştı. Fakat biz farkında olmadan erken gelmiş olduk saat 11.15 geçe orada olduk. Önce bir ben yolları öğreneyim diye ufak bir gezinti yaptık daha sonra yolculuk bizi acıktırdığı için bizde yurdun yakınlarda bir restoranda oturduk. Saat 13.00 olunca bana bir heyecan bastı ilk defa bir yurt için mülakat gibi bir şey yapıyorlar. Beni içeriye çağırdıklarında heyecandan titriyordum.  

14 Ağustos 2016 Pazar

Özgürlük Savaşçısı Kim ?

Herkese Merhaba ben Nur
Buralarda yeniyim. Yeniden kasıt yeni yazmaya başladım. Önceden sadece blog okuyordum. Yazmayı uzun süre düşündüm. Beni yazmaya itiren şey yaşadığım şeyler bu dünyada hiç kimse dört dörtlük yaşamıyor. Ben Diyarbakırlıyım. Diyarbakırlı olduğum için hiç bir zaman utanmadım. Sadece benim hoşuma gitmeyen şey Diyarbakırın kültürü.
Kadınlar , kızlar burada kısıtlanıyor. Kısıtlanan kişilerden biride benim size bunu detaylı anlatmak canımı yakabilir size sadece benim küçükken yaşadığım bir anıyı anlatmak isterim ben daha 11-12 yaşındayken daha hiç bir şeyden habersiz biz ailecek bir yere girmiştik ve orası kalabalık bir yerdi. Benim erkek kardeşim benden bir yaş küçük ve o gidip babamın kucağına oturmuştu babam onu kucağına alıp herkesin içinde sarıp sarmalamıştı. Ben bunu görünce benimde canım babamın kucağına oturmak istedi koştum babamın bana kucak açacağını sanmıştım. O ise beni geldiğim gibi itirdi ve bunu hiç unutmam kulağıma ayıp herkesin içinde yanıma gelme dedi. Sonra annemi çağırdı. Benim o gün dünyam yıkıldı eve gittiğimizde ben herkes uyulduğunda elime makas alıp bütün saçımı kestim belki erkek gibi gorünürsem babam beni sever dedim. Ve ben bu olayı hiç bir zaman unutamadım.

13 Ağustos 2016 Cumartesi

HERKES BİR ŞEY SÖYLÜYOR

Bugünlerde hiç kendimle baş başa kalamıyorum. Bitmez tükenmez yatılı misafirler yüzünden kendimi unuttum. Hayatım değişecek ama haylen bir karar veremedim. Bundan sonra ne yapacağım ben. 
Herkes bir şey söylüyor !! Herkes benim adıma karar vermeye çalışıyor bu süreç beni yoruyor. Herkes kazandığım bölümle ilgili bir şey söylüyor yok öğretmen atama devri eskisi gibi değil. Herkes bir telden çalıyor.  Ben ise sadece kafa salamakla geçiriyorum. Kendime zaman ayıramıyorum. Şuan aklımda bir sürü soru işareti var. Özgürlük Savaşçısı gerçekten özgünlüğü bulabilecek mi ? bu soru kafamdaki olan sorulardan sadece bir tanesi. Tedirginim... Yıllardır istediğim bölümü kazandım fakat amaçsız bir yolda gibiyim. Kendi benliği kaybedecek kadar kötüyüm
Ama kendime verdiğim sözde kararlıyım. ben özgürlüğün kısıtlandığı yerdeyim. Asla vazgeçmem yolumdan 
Ben öğretmen adayıyım. Ve kendime tekrar söz veriyorum ki yapacağım ben
Ben hiç bir öğrencimi ayırmaksızın görevimi yerine getireceğim. Benim öğrencilerim vatana millete hayırlı bir birey olacaklar...
Kimse benim adıma karar veremez....
                 Nur A.

10 Ağustos 2016 Çarşamba

Üniversiteli Oldum

Bugün hayatımın en önemli gününü yaşıyorum. 
Belkide mutluluk bir başarı oykusunden ibaretti. 
Bugün hayatımın dönüm noktası.
 Yeni bir hayata, yeni dostluluklara,yeni şehire merhaba diyeceğim bir kaç ay sonra. İkinci evim olarak Malatya gidiyorum. 
Artık orası benim yeni yurdum yeni evim . Yeni kararlar alacağım orada. 
Özgürlüğüm belkide orada saklı.
 Biraz tedirgin biraz korkak olabilirim ama asla vazgeçmem yolumdan...
Bana iyi davran Malatya çünkü özgürlük Savaşçısı geliyor!!

          Nur A.

9 Ağustos 2016 Salı

Özledim Seni

Herkesin bu dünyada bir kayıbı var. Ve bu kayıplar insanlara ağır gelecek şekilde olabiliyor. Kayıp dediğim ölüm. Elbet bir gün  herkes ölecek. Peki sizden önce ölen sevdiğiniz kisi ise ...
Elbet ona neden beni bırakıp gittin diyemem. Hayatta bazı acılar geçmez sadece o acıyla yaşamaya alışırsınız. Benimde acım öyle oldu. Yaklaşık 2.50 sene önce sevdiğim insanı kanserden kaybettim. Sevdiğim çocuğu. Çocukluk aşkı dersin ya işte o da benim çocukluk aşkımdı. Çocukluk, gençlik aşkları saf olur derler. Benim de öyleydi ben onu kaybettigimde 10.siniftaydim. ve 6.siniftan beri beraberliğimiz vardı.  Hani olur ya dokunmadan gözlerinle seversin bizimki de oyleydi. çocuktuk diye ele ele tutuşmayı bile bilmezdik. utanırdık birbirimizden. Çocukluğumun ve ergenligimin en güzel günleriydi. Aşkı ve sevgiyi birlikte öğrenmiştik. Ama kanser hastalığı başımıza bela oldu. İlk başlar birlikte olursak geçer dedik grip gibi bir hastalık sandık.  çocukluk işte. Buyudukce anladık ağır hastalık olduğunu . Günler geçtikçe daha kotu oldu. Gozlerime bakamaz oldu. Kanser. 
Nasıl bir iletse çocukluğumu benden çalıp gitti.

 Eğer hastalığa yakalanmasaydın suan birlikte tercih sonuçlarımizi bekliyor olabilirdik sevgilim. Seni çok özledim. 
Sana beni bırakıp gittiğin için kizmiyorum. Kizamam sana çocukluğum sende saklı. Biriciğim, aşkı ben senden öğrendim. Adin bende saklı. Hani derler ya hangi yaşta ölürsen o yaşta kalirsin. Bak sevgilim ben buyudum kocaman oldum. Belkide üniversiteye basliyacam. Ama haylen aklimdasin 16 yaşındaki halinle. çocukluğumun en güzel tarafı sendin.
 Özlüyorum seni her gün her gece .

Özgürlük Savaşçısının sizin desteklerinize ihtiyacı var

Ben kendimi özgürlük savaşçısı olarak adlandırdım çünkü gerçekten öyle yaşadığım yerin özgürlük savaşçısıyım.Buralarda özgürlük kadınlar ve kızlar için kısıtlanan bir şey. Haylen böyle şeyler kaldı mı diye sorarsanız ama var gözlerimle ve kendimle şahit oldum. Buraya duygularımı yaşadığım şeyleri yazıyorum. Fakat bir destek goremiyorum. Bu özgürlük Savaşçısının size ihtiyacı var yorumlariniza ihtiyacı var.

       Nur A.

3 Ağustos 2016 Çarşamba

KORKUYORUM HAYATTAN

Korkuyorum Hayattan

Korkuyorum bu amansız hayattan. Hayat o kadar acımasız ki insanlar ona tutunurken onun elinden bırakıp gidiyor. İnsan bu hayatta mücadelesini doğru düzgün devam ettiremiyor. İnsanlar hor gorunuyor. Kimse kendi kusura bakmadan başkasının kusurunu dile getiriyor. Dört dörtlük insanlarmış gibi. Karınlarını doyurmak için iş arıyorlar fakat ustleri musait olmadığından kapıdan kovuyorlar. Herkesin içinde azarliniyorlar. O kadar çaresiz kalıyorlar ki insan artık dileniyorlar. O dilenen insanlara bir şey vermek istediğimizde yüzleri kızarıyor, çekiniyorlar. Ama bu hayat mücadelesinden vazgeçmiyorlar.
 Hayat biz senden korkmamıza rağmen sana karşı çıkıyoruz. Biz sana karşı galip geleceğiz...
Hayat bu kadar insanları muhtaç olacak kadar kötü olamaz

7 Haziran 2016 Salı

Anne Olmak İçin Doğurmak Gerekmez !!!

Bu dünya da o kadar çok anne veya anne adayı var ki...
 Sizce bunların hepsi annelik görevini tam anlamıyla yapabiliyor mu ? Bir çocuğun anne deyişi kadar saf bir kelime var  mı ? Elbet de herkesin annesi ve babası vardır. Peki bu anne dediğimiz insan size karşı annelik görevini yapmış mıdır? Anne olmak şefkat,fedakarlık,sorumluluk demektir. Bebeği yeni doğan bir anneyi düşünsenize bebeği ne zaman ağlayacak diye hep nöbette,uykusuz geceler onu bekliyor,bebeğinin bir sesi onun koşmasına heyecanlanmasına  sebep oluyor.Peki her anne böyle mi yapar ? Hayır!! 

Bazı anneler olur ki anne diyemezsiniz diğerleri anne ise bu kim dersiniz çocuğunu canından can kopmuş yavrusunu sokağa atar veya satar çocuğunu... Yazık onlara çok yazık çocuklarına çocuğum diyecekleri yüzü olmaz. O çocuğu ne olacak diye düşünmez. O çocuğun bir yeri incildiğinde anne anne diye ağlar fakat annesi nerededir kimdir bilemez küçük çocuk savunmasızdır bir kanadı kırıktır. 


Sonra Allah onun karşısına bir melek çıkarır o da annedir ama öz annesi değildir. Onun koruyucu meleği güneşi gülüşü olur o anne. Kendi çocuğu gibi sahiplenir zaman geçer küçük çocuk annesi gibi sahiplenir. Her üvey anne de kötü olacak anlamına gelmez annelerin yürekleri yufka kadar yumuşaktır. Her çocuğun korucu meleği annesidir....

İşte benim başlığım buradan gelir anne olmak için doğurmak gerekmez.