18 Eylül 2017 Pazartesi

Nazım gibi sever misin?

Herkes bilir Nazım'ın Piraye'ye olan  aşkını  adına  şiirler,mektuplar, sözler yazdığını. Piraye hep Nazım' a esin kaynağı binevi ilham perisi olmuştu. Nazım ve Piraye'nin hikâyesini okudum onu da sizinle paylaşmak isterim yazı şu şekilde başlıyor;
Şüphesiz ünlü şair Nazım Hikmet’in birçok aşkı olmuştur, ama aralarında biri vardır ki bir ömre bedeldir. Bavullar dolusu mektuplar az gelmektedir. Adı Piraye’dir… Nazım’ın en uzun süre evli kaldığı kadındır Piraye.

Piraye, Nâzım’ın kız kardeşinin arkadaşıdır. Kocasından ayrılmış; iki çocuk sahibi dul bir kadındır. 1935 yılında kimseye haber vermeden evlenip İstanbul’a yerleşirler. 

Ama bir türlü gün yüzü göremezler. Nâzım Hikmet’in mahpusluk günleri başlayacaktır. Şair, o kadar çok şiir yazmıştır ki Piraye’ye… O kadar çok mektup yazmıştır ki, “Karıcığım, canım karıcığım” diye başlayan… Misal, “Karıcığım, bu seferki ilk mektubuma senin için yazdığım bir şiir ile başlıyorum: Saat dört yoksun, saat beş yok/ Altı, yedi ertesi gün ve belki kim bilir… Hapishane avlusunda bir bahçemiz vardı. / Sıcak bir duvar dibinde on beş adım kadardı./ Gelirdin, yan yana otururduk, kırmızı ve kocaman muşamba torban dizlerinde…”
Şiir bu duygu haliyle devam eder ve mektup şöyle sonlanır: “Kuzum karıcığım, bu şiirleri iyi oku… Yazdıklarımın en ustaları değilse de en yalansızlarıdır. Seni nasıl yalansız, süssüz, sanatsız seviyorsam, bunlar da öyle…” 


Her güzel şey gibi, Nâzım-Piraye aşkı da bir gün aniden bitiverir. 1946 yılında Bursa Hapishanesi’nde yatarken, dayısının kızı Münevver’in ziyaretleri sıklaşmıştır. Artık Nâzım Hikmet ile Münevver’in aşkıdır gündemde olan… Şair mektup yazar Piraye’ye ve anlatır durumu tüm açık yürekliliği ile… Piraye Hanım yıkılır ama kimseye belli etmez. Bu arada Münevver de evli ve bir çocuk sahibidir. Kocası ayrılmak istemez. Nâzım Hikmet, tam da o günlerde bir mektup yollar Piraye’ye ve şöyle der: “Yeryüzünde hiçbir insan, hiçbir insana benim sana yaptığım kötülüğü yapmamıştır. Bütün bunlara rağmen gel. Sana ‘gel’ diyecek kadar yüzsüz ve alçaksam, ne halt edeyim, öyleyim işte. Fakat gel. Ve benden nefret ederek, beni hor hakir görerek de olsa, beni bir daha yalnız bırakma!”
Gelmezse intihar edeceğini söyleyen mektuplar yazar karısına… Haberler gönderir. Piraye dayanamaz gider sonunda. Daha sonra da Nâzım Hikmet, Piraye için yazmaya devam eder. Nâzım bir ara açlık grevi yapar mahpushanede ve rahatsızlandığı için hastaneye kaldırılır. Bu durum aslında Piraye Hanım’la sonun başlangıcı demektir. Özel bir bağışlanma bekleyen şair, serbest bırakılacağını düşünmektedir; bu arada Münevver Hanım’la görüşmelere de başlamıştır. Piraye Hanım anlar durumu, ama yine de hastaneye gider ve çıktığında evine gelebileceğini söyler Nâzım’a… Tam bu konuşma sırasında, görüşme odasının kapısı açılır ve içeriye Nâzım’ın kız kardeşi ile Münevver Hanım girer. Şair son derece sevimsiz bir durumda kalmıştır. Piraye Hanım derhal çıkar odadan. Bu Piraye ile Nâzım’ın son görüşmesi olur. Nazım’ın 1933’den 1950’ye kadar 17 yıl boyunca kendisine yazdığı mektupları, Piraye bir tahta bavulda sakladı. 


Nazım ve Piraye her ilişkide olduğu  gibi inişli çıkışlı  ilişkileri oluvermiş. Nazım Piraye'yi sever ama erkeklik zaafına yenilip aldatır. Oysaki Piraye severdi onu delicesine Nazım pişman olacak ki Piraye'yi geri ister. Fakat 2.defa aynı şey olmaz Piraye gururuna yediremez ve çekip gider. Nazım oysaki severdi Piraye'sini neden öyle yaptığını hiç bir zaman anlamayacagim.
Ama gün olur biri çıkıp gelirse Nazım gibi sevmesini isterim. Nazım gibi şiirlerde,mektuplarda  sevsin isterim ki.
"Beni Nazım gibi sever misin ? "
Sevgilerimle 
Nur

10 yorum:

  1. Şair olarak severim, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı için yazdığı şiirleri çok çok severim, sonradan ikisinin arası - sanırım fitneciler yüzünden kasten - açılsa da...ama yazıyı okudum da, erkek olarak tıpkı diğer narsist, kendini beğenmiş ve yüzsüz biriymiş. Nazım Hikmet değil de, bakkal Ahmet olsaydı bunları yapan sever miydin?:))))
    Çok keyifle okudum Nur'cuğum, teşekkürler.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabiki de ablacım da aldatmak kadar iğrenç bir şey yok fakat ben Nazım'ın kişiliği gibi sevmesini değil şiirlerde ki Nazım gibi sevmesini isterim.
      Seni kocaman öpüyorum

      Sil
  2. Çok üzücü ama hayatta böyle seyler oluyor. Olmasa o ölümsüz siirler eserler çikar miydi ki 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle her şiir bir ayrılık bir hüzün bir kişilik belirtir belki de Nazim kişiliğini şiirlerde belli etti de biz fark edemedik:)

      Sil
  3. Ay mümknse nazim gibi sevmesin yaa. Mecnun gibi sevsin. Ulasamasada bana yolumda ölsün. Ama yinede aldatmasin 😁 off nefret ediom su aldatma konularindan. İradesizler ne olcak zaafcıklarina yenik düsen tipik erkek sendromlari 😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E orası öyle de aldatan insan değil ki ben Nazım'ın kişiliği ile sevsin istemem ki (Aldatan erkeği kim neylesin) ben Nazım'ın şiirlerde bahsettiği sevgi,aşk belki de tutku ile sevmesini istiyorum :) 💕

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Heyy Dipi dipi nelerdeydinn 🙈 :)

      Sil
  5. Nazım Hikmet şiirleri kadar piraye ye olan aşkı kitabını okumuştum gerçekten onu nasıl sevmiş nasıl bir aşk olduğunu okudum ama böyle sonu üzücü bitmesi kötü oldu tabi ...yine de soruyor insan nazım gibi sever misin beni .. .emeğine sağlık güzel bir anlatım olmuş canım benim sevgiler 😊

    YanıtlaSil

Minik Ailem
Sizin bana yaptığınız her yorum düşünce benim için çok önemli :)
Sevgi ve saygılarımla
Nur A.